Bebeğimin akciğerlerinde hava kesecikleri oluşmaya başlamış. Doğumdan hava solumayı sağlamak için akciğerler sürfaktan adı verilen bir madde üretirler. Bu madde, minik hava keseciklerinin çeperlerinin birbirine yapışmasına engel olur. Bu sayede her nefes alışda kesecikler hava ile dolar. Bu haftada bebeğimizin akciğerleri sürfaktan üretmeye başladı, ancak miktarları tabii ki yeterli değil. Erken doğum tehdidi yaşayan anne adaylarına yapılan bazı enjeksiyonlar ile bu maddenin yapımı hızlandırılmaya çalışılır. Amaç erken doğum olur ise bebeğin solunum problemi yaşamasını engellemeye çalışmakdır. Yapılan çalışmalarda 26 haftalık bebeklerin beyin dalgaları incelendiğinde dokunmaya beyin dalgaları ile cevap verdiği saptanmıştır. Ayrıca ilginç bir bulgu da karnınıza kuvvetli bir ışık kaynağı dayadığınızda bebeğin kafasını o yöne çevirmesidir. Bu haftalarda birden bire ve durup dururken karnızında bir sertleşme hissedebilirsiniz. Endişelenmeyin. Bu gebe rahimde, normalde görülen ve Braxton-Hicks olarak isimlendirilen kasılmalardır. Erken doğum tehtidinde ise kasılmalar sürekli ve belirli aralıklarla gelir. Düzenli kasılmaları saptamak için eşimizden yardım isteyebiliriz. Eşiniz, elinin ayasını uterusunuzun tam tepe noktasına yerleştirerek beklemeli. Bu haftada uterusun tepe noktası göbek deliğinin yaklaşık 5 santimetre yukarısındadır. Eşiniz 20 dakika kadar bu şekilde bekleyerek kasılmaların varlığını ve sıklığını saptayabilir. Bu işlemi kendiniz de yapabilirsiniz, ancak objektif olarak değerlendiremeyebileceğiniz için eşinizden istemenizde yarar var. Kasılmaları siz ağrı olarak hissetmeyebilirsiniz ya da çok hafif adet sancısı şeklinde fark edebilirsiniz. Eğer bunların sıklığı konusunda endişeleriniz varsa hemen doktorunuz ile temasa geçiniz.İhmale gelmez..
Yirmibirinci haftaya ulaşıldığında bebekteki hızlı büyüme biraz yavaşlar. Bu haftada en önemli olay kalp kasının güçlenmesidir. Bebeğinizin kalbi, kanı çok daha etkili şekilde pompalamaya başlamıştır. Bizim dolaşımınızdaki kan miktarındaki artış nedeni ile özellikle tüm gün ayakta olan gebelerde akşamları ayaklarda ve ayak bileklerinde şişmeler olabilir. Bu tamamen normal bir durumdur. Gün içinde zaman zaman ayakları hafif yükselterek dinlenmek ve eğer mümkünse 2 saatten fazla ayakta kalmamak duruma yardımcı olabilir. Bol su içmek bu yakınmaları arttırmaz tam tersine azaltır. Bu nedenle gün içinde bol bol su içmeyi ihmal etmeyin. İhmal etmemeniz gereken bir başka konu ise artık en azından haftada bir kez tansiyonumuzu ölçtürmenin faydalı olacağıdır. Karın boşluğu içerisinde büyüyen uterusun diğer organlar ile birlikte diyafram kasını da sıkıştırması sonucu pek çok gebe bu dönemde nefes darlığı ya da çabuk nefes nefese kalma sorunu yaşayabilir. Bu da gebeliğin normal sonuçlarından birisidir. Gebelik ilerledikçe bu sıkıntılar artabilir. Yine daha önce başlamadıysanız bu haftadan itibaren demir desteğine başlamamızda fayda var. Diet ile aldığınız demir gebelikte size yeterli gelmeyecektir. Bu nedenle mutlaka dışarıdan destek almalıyız.
Eğer hala daha gebeliğinizi hafta olarak değil de ay olarak hesaplıyorsanız bu haftadan itibaren beşinci ayınıza girdiğimizi söyleyebiliriz.Eski kıyafetlerimizin hemen hemen hiçbirinin üzerinize olmadığını fark edeceksiniz. Gebe kıyafetlerinin her kadına çok yakıştığını unutmayın. Fark edeceğiniz başka bir değişiklik ise memelerdeki kahverengi alanın giderek büyümeye başlamasıdır. Areola adı verilen bu bölge memenin yarısını kaplayabilir. Bu normal bir durumdur ve doğumdan sonra onikinci aya kadar devam edebilir. Pekçok çalışan gebe kadın öğle aralarında yarım saat kadar yürmenin kendilerine çok iyi geldiğini söylemekte. Bizde bunu deneyebiliriz. Yürüyüş hem bünyemiz hem de psikolojik durumumuz için yararlıdır. İçimizde neler olduğuna bakacak olursak, bebeğimizin vücudu krem benzeri bir madde ile çevrilidir. Onun hassas cildini uzun süre suda kalmanın etkilerinden koruyacak olan bu maddenin adı vernix caseosa'dır. Ultrasonda ise bebeğimizin sürekli hareket halinde olduğunu görebiliriz. Bu hareketleri içinde sanki bir kelebeğin kanat çırpmasına benzetmektedirler. Ne yazık ki henüz eşimiz bizim bu heyecanımıza ortak olamayacak. Çünkü hareketler henüz dışarıdan elle hissedilebilecek kadar kuvvetli değil. Her şey yolunda tuhaf bir mutluluğu yaşıyorum..
Merhaba yeni doktara gittim .Öğrendiğime göre bir kızım olacakmış..Muhteşem bir duygu kızım diyebilmek..İfade edilemez bir duygu annelik ..Bence annelik;
Doğduğu gün daha önce hiç yaşamadığınızı hissetmektir annelik. Aynaya bakıp benden bu kadar güzel bir melek nasıl doğdu diyebilmektir annelik. Ne güzel bir yavrumuz var diye eşinizin üzerine titremektir annelik. Topuğundan kan alınırken kendi topuğuna da iğne batırmaktır annelik. O her ağladığında kendi gözyaşlarını içine akıtmaktır annelik. Yavrusunun tırnaklarını keserken üşür mü diye tırnak makasını ısıtmaktır annelik. Uyuduğunda yanına alıp, yavrum uyanmasın diye yattığın gibi kalkmaktır annelik. Emerken ısırdığında ona kızdığını sanmasın diye ciğerinize çöken acıyı yutmaktır annelik. Onun parmağına kıymık batsa sizin elinizin kanamasıdır annelik. Kesilen tırnakları yüzünü çizmesin diye parmaklarına bebe yağı sürmektir annelik. Yavrusunun kaç damla sütle doyduğunu sayabilmektir annelik. Gece uyurken yavrusunun kirpiğinin kıpırdadığını hissedebilmektir annelik. Yavrusu henüz uyanmadan, şimdi uyanır diye yanına koşmaktır annelik. Yavrusunu doyurmadan yemek yiyememek, su içememektir annelik. Kokusu sinmiş diye bütün gün elin burnunda dolaşmaktır annelik. Hic uyumadığınız bir gece bile ağladığı an "geliyorum meleğim" diye yanına koşabilmektir annelik. Gördüğünüz her bebeği kendi evladınız gibi sevebilmektir annelik. Hayata komplekslerinden arınmış olarak gülümseyebilmektir annelik. Koşulsuz ve karşılıksız tek sevginin evlat sevgisi olduğunu fark etmektir annelik. Her ne şartta olursa olsun, onun için inadına yaşamaya çalışmaktır annelik. Ve her gece tanrıya yavrumdan
beş dakika fazla ömrüm olmasın diye yalvarmaktır...
Anne oluyorum bir kez daha, ne kadar şükretsem, ne kadar mutlu olduğumu ifade etmeye çalışsam nafile. Hiçbir şey yetmiyor hissettiklerimin ifadesine. Harfleri ekliyorum ucuca, kelimeleri diziyorum birbiri ardınca, cümleler uçuşuyor havada; ama yetmiyor içimdekini anlatmaya.
Bir yandan da yeni bembeyaz bir kitabım olacaksa, meleklere özgü bir koku tüm evi kaplayacaksa, aylardır çekilen özlem ve zorluklar son bulacaksa, minik bebeğime, anne ve babasının bebeği olması dışında ilk kez bir sıfat kazandıracaksa… bu kadar telaşlanmak, korkmak niye?
Biz ailecek yeni bir hayata başlıyoruz, bu ne kadar keyifli olsa da oldukça zor bir maraton...
Güzelliğe bakarmısınız çok şeker ..Benim karnımda büyüyecek ve bebeğimin parmakları böyle büyüyecekmi..İnanmak ne zor..Bir o kadar da heyecanlı..Annelik duygusu çok farklı çok mutluyum..Bebeğim seni heyecanla bekliyorum..
Hamileliğimin ilk 3 ayında bebeğimde gelişmeler görülüyor. Henüz gözle bile fark edilmeyen bir hücreden, yepyeni bir canlı oluşuyor. 12. hamilelik haftasında bebeğinmiz, 6 - 7.5 cm boylarında ve 15 gr ağırlığında. Kalbi ve diğer organları gelişmeye başlamış bile. Minik eller ve ayaklar da şekillenmiş ve hareket halindedir. Artık bebeğimiz sadece 6 ay daha karnınızda gelişecek.
Hamileliğimin ilk 3 ayında, bedenimde büyük farklılıklar gözlenmedi.. Ancak bebeğimin organları bu dönemde gelişmeye başladığından, sağlığımıza iki kat daha fazla özen göstermeliyiz. Bu nedenle eğer kullanıyorsanız, alkol ve sigarayı bırakın. Jinekoloğunuza danışmadan ilaç almayın
.Henüz cinsiyetini bilmiyorum ,önemli olan sağlıklı olması..Bazen beni üzüyor zaman zaman kanamalarım oluyor yaklaşık iki haftadır istirahat halindeyim.. İşte bebeğimin ultrason görüntüsü henüz bişeye benzemiyor ama varlığını bilmek oldukça güzel...
Vucudumuzda yeni bir canliya hayat vermek, bizim icin mutlaka tanimsiz bir mutluluk degil mi? Onun karnımızda adim adim gelistigini izlemek cok heyecanli. Iste benim karnimdandan doguma kadar giden yolculugun inanilmaz oykusu...
Bir kadin olarak anne olacagimi ogrendigim an hayatimdaki en inanilmaz sevinci yasiyorum. Kendi canimdan bir cana hayat vermek... Gercekten muthis olmali! Zaten bu nedenle benim gibi anne adaylari 9 ay boyunca hicbir ani kacirmak istemiyorum. Ilk andan, doguma kadar yasanan seruven, heyacan icinde yasaniyor.